reklam
reklam

BURSA YAŞAM | Bursa Haberleri, Bursa, Bugün ve Son Dakika

reklam

İYİ Kİ

reklam
İYİ Kİ
02 Haziran 2020 - 17:15

İYİ Kİ

Çok fazla kullanmak istemediğimiz kelimeler vardır. “Keşke ” kelimesi gibi. Çünkü geriye dönüş yoktur hayatta. “Keşke yapmasaydım ” demenin ya da böyle bir cümle kurmanın bir hükmü kalmamıştır elbet. Yapmışsındır olan olmuştur, ölen ölmüştür. Sevmediğim bu kelimeyi, günlük hayatta kullanmamak için elimden geldiğince çabalarım.

  Bir de bolca kullandığım ” iyi ki ” kelimesi vardır.  Severek tüketirim ve bundan keyif alırım. Lâkin ” iyi ki ” ile başlayan bir cümlede özne olmaktan ziyade nesne olmayı tercih ederim. Tıpkı geçen ay başımdan geçen o müstesna olaydaki gibi. Dışarıda üşütmeyen bir soğuk vardı o gün. Evime doğru yürüyordum aheste aheste. Yeşilin bütün tonlarını kucaklayan, küçüklü büyüklü ağaçların bir arada olduğu, rengarenk çiçeklerin harmanlandığı, mis gibi kokuların etrafa yayıldığı parktan geçerken o anda kalmaya çalışıyordum. Çok fazla ânda kalamıyoruz, içimizde bir yerlerde ya geçmişin hüzünlerini yaşıyor, ya da geleceğin kaygısını taşıyoruz. Geçip giden, yitip biten günleri farkında olmadan yavaş yavaş yaşıyoruz zannetsek de, bir geri bir ileri hızlı adımlarla hoyratça tüketiyoruz. Sırf bu sebeplerden dolayı bir müddet ânı yaşamak istedim. Gözlemlediğim ve tecrübe ettiğim her nesneyi derinlemesine keşfetmek için etrafıma yoğunlaştım. Zihnimde bir müddet sonra duygu ve düşünce çeşitliliği yaşandı. Gönlümden “o” geçti hızlı düşüncelerimin içinde bocalarken. Bu durumu son günlerde sıkça yaşıyordum. Birden aklıma birisi geliyor, onu düşünüyor ve onunla ilgili soruları kendi kendime soruyordum. Çok geçmeden de o gün kimi düşündüysem, aynı gün içinde ya da yakın bir zamanda karşımda buluyordum. Onunla da öyle oldu. Gün içinde ara ara onu düşünmüştüm. Parkı arkamda bırakmış köprüye yaklaşırken yine aklıma onunla ilgili sorular üşüştü.

Hislerimin kuvvetlendiği o zaman diliminde, köprünün bitiş kısmında göz göze geldik onunla. Tam karşımdaydı, gözlerinin içi gülüyordu, tebessümü sıcacıktı, buzdan bir kalbi bile eritirdi. Selamlaştık, hasbihal ettik, kısa da olsa etkisi aylarca sürecek bir sohbetten sonra, gözlerini gözlerime dikti ve “- iyi ki annem hasta olmuş, seni tanımışım, her musibette bir hayır vardır. Annemin hastalığı sayesinde seni buldum çok şükür” dedi ve gitti. Kalakaldım öylece, kurulan cümlenin tesirine bıraktım kendimi. Bir insan, üstelik anneciği ağır bir hastalık geçirmiş, tedavi süreci devam ediyorken, en kıymetlisi için “- iyi ki hasta olmuş” diyor ve sonucundaki hayırlı olayı, güzel sebebi, benimle tanışmasına vesile olmasına bağlıyordu. Ne mutlu bana değil mi? Eve yaklaşırken ayaklarım yere basmıyordu.

Onun son kurduğu cümle içimde yankılanıyordu. Ruh dünyamın fırtınalı olduğu bir zamanda, ılık bir meltem, bir sükûnet oldu, üşüyen kalbimi ısıttı. Artık evimdeydim, çayımı yudumlarken, duygu selinin çağlayan coşkusuna kaptırdım kendimi. Kelimelere dökemeyeceğim düşüncelerimi de alıp, televizyonun karşısına geçtim, günün haberlerini izledim.

reklam

© 2020 Bursa Yaşam. Tüm Hakları Saklıdır.